Forum
=> Daha kayıt olmadın mı?
Burdasın: Forum => EDEBİYAT => Yunus Emre'nin Hoşgörü Anlayışı |
|
admin (şimdiye kadar 261 posta) |
Yunus Emre her şeyden önce gönül insanıdır. Sevgi aşığıdır. Onun tek istediği sevgiye bağlı olan her şeydir. İnsanın ilk önce gönlüne önem verir. Bir gönül yıkmayı büyük günah sayar. Buda Yunus Emre�nin Hoşgörü ve insan ve aşk özellikle ilahi aşk üzerine verdiği önemdir.Yunus Emre bu Sevgiyi insanlara Hoşgörüyü yıllar önce dile getirmiş ve uygulamıştır. Çünkü "Yaratılanı sev yaratandan ötürü" diyerek bütün insanlığı Bütün yaratılmış olan her şeyi sevmemiz gerektiğini söylüyor. İnsanların kimlikleri ve milliyetleri önemli değildir hatta ve hatta dinleri de önemli değildir Yunus Emre için. Önemli olan yaratılmış olması ve onu da bir yaratanının bulunması yani Yüce Allah tarafından yaratılmış olmasıdır. İnsan değer verilmiş yaratılmıştır. İnsan ne kadar kötü olsa da ne kadar istemediğimiz düşmanımız olsa da Hakkın hatırı için Yaratanının hatırı için sevmek zorundayız ve biz de bir yaratılmış olduğum z için sevilmek zorundayız. Zaten yine Yunus Emre "Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalamaz" diyerek insanın dünyada ki amacının ne olması gerektiğin açıklıyor. Sevmek Yüce Allah tarafından bize verilmesi en büyük nimettir. Yüce Allah'ı sevmekle kalmayıp ona aşık olmamız gerektiğini de söylüyor. Zaten şiirlerinde ana tema bu yöndedir. Aşksız insanın odundan farkı olmayacağın da söylüyor Yunus�un öğretisi insanları dostluğa ve kardeşliğe birbirlerini anlamaya birbirlerine zulmetmemeye hoşgörüye barışa ve sükûna çağırır. Samuel Huntington'un medeniyetler çatışması tezinin ağırlık kazandığı ve onu haklı çıkaracak bir takım nişanelerin görüldüğü şu zamanda bu çatışmalardan ve dumanlı havadan kaçıp kendimizi Yunus'un deryasına bıraktığımızda insanoğlunun aslından uzaklaşıp ve aşağıların aşağısına düştüğünü sevgiden ve şefkatten ne kadar uzaklaştığını farkediyoruz. Ama yine de ümitsizliğe kapılmıyor ve bu sevgi hoşgörü ve barış fakirlerini Yunus'un iklimine davet ediyoruz. Düşmanını bile dost gözüyle gören ve düşmanlığı içindeki düşmanlık duygusuna karşı kullanmayı öğütleyen Yunus ne güzel demiştir; Biz kimseye kin tutmayız ağyar dahi dosttur bize Nerde ıssızlık var ise mahalle vü şardır bize Adımız miskindir düşmanımız kindir bizim Biz kimseye kin tutmayız kamu âlem birdir bize İnsanları birbirine karşı emniyete güvene ve asayişe dürüstlüğe davet ederken başkaları için tuzak kuran fenalık ve kötülük düşünenleri uyarırken şöyle seslenir; Zinhâr gönül evinde tutma yaman endişe Berikiyçün kuyu kazan âkıbet kendi düşe İnsanoğlunu şerre ve fenalığa sevkeden nefis ve şeytanı en kuvvetli düşman olarak bilen Yunus şayet kavga edilecekse düşman olarak nefsin yeterli olduğunu ifade ederken; Hakikate bakar isen nefsin sana düşman yeter Var imdi git nefsin ile vuruş savaş tokuş yürü Yunus kendi mektebinin düsturlarını şiirlerinde tavsif ederken kaba-saba insanlıktan nasibini almamış ahlâk ve terbiyeden uzak kimselerin kabalıkları hatta onların tecavüzlerinin dahi karşısında İsa peygamberin Kitab-ı Mukaddes'te "sana bir kimse sille vurursa öbür yüzünü çevir" öğüdünde olduğu gibi davranmayı ve buna hiç aldırmamayı tavsiye eder; Dövene elsiz gerek sövene dilsiz gerek Derviş gönülsüz gerek sen derviş olamazsın Sevgi ve hoşgörüyü hayatına hayat yapan Yunus bir gönül kazanmanın hacca gitmek kadar sevablı ve mühim olduğunu gönül tahtında Allah'ın bulunduğunu ve bu makamın hiç bir surette incitilmemesi gerektiğini kalp kırıp gönül yıkmanın Kabetullah'a zarar vermekle eşit gönül yıkan kimsenin iki dünyadada bahtsız olacağını vurgularken şöyle seslenir; Aksakallı bir koca bilemez hâli nice Emek vermesin hacce bir gönül yıkar ise Gönül Çalab'ın tahtı Çalab gönüle baktı İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise Yüz kez hacca vardın ise yüz kez kaza kıldın ise Bir kez gönül yıktın ise gerektir çekesin âhı Sorun bana aklı eren gönül mü yeğ Kâbe mi yeğ Ben eydürem gönül yeğdir gönüldür hakkın durağı Cennet maksadıyla yaşamını idame ettiren ve bu hedef için çaba sarfeden âdemoğluna cennet sermayesinin bir gönlü tamir etmek ve bir kalp ele geçirmek olabileceğini nasihat eder. Bunu diğer farz olan ibadetlerle aynı tutan Yunus yetmiş iki milletin dahi elini yüzünü yıkadığını suretin çok da mühim olmadığını siretin pak niyetin halisliğinin önemini anlatırken âşıklar gerçek sevenler safına sadık bir insan olarak girmenin yolunun kalp çizgisinden ve gönül elde etmekten geçtiğini hiç bir milleti birbirinden ayırmadan onları yaratandan dolayı teh-i kalpten sevmenin vücubunu hatırlatır. İbadet ve taatin de ancak gönüllere karşı şefkatli ve mihribanca davranmanın neticesinde anlam kazanacağını bütün insanlığa bir gözle bakmanın ırk din renk milliyet mefhumlarının öne çıkarılmaması gerektiğine inanan bu arif böyle düşünmeyen kimselerin hakikate karşı durduklarını söyler; Yunus ferâizdir tutgıl gönüller evini yapgıl Hakk bulmayı diler isen gönüllerde kur tuzağı Uçmak uçmak dediğin girmeyi dilediğin Uçmağın sermayesi bir gönül etmek gerek Yetmiş iki millete kurban ol âşık isen Ta âşıklar safında tamam olasın sâdık Bir kez gönül yıktın ise şol kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan Halka müderris ise hakikate âsidir On üçüncü yüzyılın bu hakikat aşığı insanın dünyaya geliş gayesinin sevgi muhabbet barış ve hoşgörmek olduğunu hiç bir surette kavga ve gürültünün müşkilleri çözmede bir vesile olamayacağını tanışıp kaynaşmayla meselelerin halledilebileceğini dünyaya geliş maksadının insanlar arasında fasıl değil vasıl sağlamak olduğunu fena ender fena olan dünyanın bu kara kâsenin süslenip delikanlılara genç görünmeye çalışan dul ihtiyar kadının hiç kimseye vefa etmediğini ifade ederken kısa ömürde en kazançlı ve bereketli ticaretin gönül ele geçirmek olacağını söyler; Ben geldim sevgi için gönüller dost avı için Ben gelmedim davâ için gönüller yapmaya geldim Gelin biz tanışalım işi kolay kılalım Sevelim sevilelim dünyada kimse kalmaz Aşık olamayan adem benzer yemişsiz ağaca Türlü türlü cefanın Adını aşk koymuşlar Aşk aşıkı şir eder Aslanı zencir eder Katı taşı mum eder Dervişlik baştadır tacda değildir Kızdırmak addadır saçta değildir İlim kendini bilmektir Dağlar nice yüksek ise yol anın üstünden geçer Dünyada dertsiz baş olmaz Derd�olanın ahı dinmez Cümleler doğrudur sen doğru isen Doğruluk bulunmaz sen eğri isen Bu dünyaya gelen gider Yürü fani dünya sana gelende gülmüş var mıdır Eğer bir müminin kalbin kırarsan Hakka eylediğin secde değildir Aklı olan korkmak gerek Nefs elinden hırs elinden Nefstir seni yolda koyan Yolda kalır nefse uyan Sabır saadeti ebedi kalır Sabır kimde ise o nasib alır Eğer hor eğer hürmet Kişiye sözden gelir Zehr ile pişen aşı Yemeğe kim gelir Beni bende demen bende değilem Bir ben vardır bende benden içeri Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz |
Bütün konular: 316
Bütün postalar: 464
Bütün kullanıcılar: 3003
Şu anda Online olan (kayıtlı) kullanıcılar: Hiçkimse